Sanat ve ahlak üzerine sorular

Bu yazı, bugün sosyal medyada Hollandalı sanatçı Tinkebell (Katinka Simonse)’e karşı açılmış imza kampanyasına rastladıktan sonra kafamdaki bir takım soruları tartışmaya açmak üzerine kuruldu. Bu anlamda bir makale biçiminden ziyade tartışma başlatıcı bir biçime sahip. Görseller rahatsız edici olabileceğinden bu yazıda görsel paylaşmayacağım. Okumaya devam et

İlişkilerin belgesi olarak “Dolanık Cern Planları”

Emin Mete Erdoğan “Hadron Collider 01 a”
2012
207cmx153cm
Tuval üzerine akrilik

Bilimsel gerçeklerin keşfedilmeye çalışıldığı mekânları dolduran sanayi devriminin kalıntıları kaslı makineler, makinelerin başka bir mekanizmaya eklemlenmesi ve önünde sonunda her ne işleve sahip olursa olsun mekânı işgal etme biçimleri, oluşturmaları. Ucu bucağı olmayan bu organizmanın dışında bir şey yok. Yalnızca bu organizmayı oluşturan ilişkiler mevcut. Organizma sürekli genişliyor, hakkında konuşmamıza fırsat vermeden mekanizma yeni bir işleve sahip olacak. Başka bir mekanizma söz konusu olacak. Hakkında konuştuğumuz her an yeni ilişkiler çıka gelecek. Buna benzer bir şekilde genişleyen ve türeyen ilişkiler düşleyin. Bu ilişkilerin deneyimlendiği bir yüzeyin sınırlarının olduğunu kabul etmek insanın içinden gelmiyor.

Okumaya devam et

İncelik üzerine

books-on-a-bookshelf-pic-getty-images-174065947

“İnce Sanatlar” ya da tam Azerice karşılığını söyleyecek olursak İncəsənət. Ben “ince” kelimesini Türkçedeki Güzel Sanatlar ya da birçok Avrupa dilinde yine güzel anlamına gelen kelimelerden daha doğru bulmuşumdur. Bu kelime İngilizcedeki Fine Arts kelimesine de daha yakındır.

İnce kelimesini sanata daha uygun bulmamda iki neden var. Birincisi kelimenin gerçek anlamıyla “incelik”, bir diğeri ise “inceltme” ile olan ilişkisi.

Okumaya devam et

İz ve gerçeklik bağlamında fotoğrafın sayısallaştırılması

draughtsman copy

Dijital teknoloji ‘normal’ fotoğrafı yıkmaz çünkü ‘normal’ fotoğraf hiç var olmamıştır[1]

Lev Manovich

Bir geçiş dönemini çoktan aşmış  bulunmamıza karşın, dijital görüntüler söz konusu olduğunda ‘gerçeklik’ kavramının tartışmanın sıklıkla merkezinde olduğu görülür. Bu konunun tartışılmasında geçtiğimiz yüzyılın sonunda üretilen kuramlardan, Hollywood sinemasına uzanan popüler yaklaşımlara varıncaya dek birçok aks vardır.

Okumaya devam et

Çevrimiçi bilgisayar oyunlarının sanal ekonomisi

diablo-3-auction-house-bids

Eğer Fordizm sermayenin yeniden üretim döngüsüne tüketimi entegre ettiyse, post-Fordizm de buna iletişimi entegre etmiştir. 1

Gelecek yıl çıkacak Simcity 5’ i bekleye dururken Facebook üzerinden halka açık betası henüz çıkmış olan Simcity Social’a ufak bir göz atmak istedim. Facebook oyunlarının kalitesizliğini bilmeme rağmen Simcity ismi beni cezbetti. Nitekim oyunun alıştırma bölümünü dahi sürekli karşıma çıkan “hadi arkadaşlarını davet et onlarda oynasın” ya da “aman ne güzelde ev yaptın, arkadaşlarına göster de onlar da görsün” tarzındaki iletilerden ötürü oynayamadım. Güvenlik ayarlarından bu gibi oyunların duvarınıza ileti göndermesini engelleyebilmenize rağmen,  arkadaş davetlerinin oyunun işlevselliği açısından öneme sahip olduğundan engellenmeleri mümkün değil.

Okumaya devam et

Sanal Fotoğrafçılık

the-end-of-the-virtual-world-1-2010-robert-overweg-left-4-dead-2

Sims oyununu duymayan yoktur sanırım. Hiç oynamayanlar için kısaca değinmek gerekirse, Sims bir yaşam simülasyonu (bana soracak olacak olursanız genç kızlar için evcilik oyunu). Karakter özelliklerinden tüm fiziksel detaylarına kadar özelleştirebildiğiniz Simler ile küçük kasabalarda aileler kurup, binlerce aktiviteye katılıp, yaşayıp ölebildiğiniz oldukça tartışılmış bir oyun.

Okumaya devam et

Sefer Memişoğlu’nun Blow Up videosu üzerine

Blow Up, Üç kanallı video düzenlemesi, 4' 02'', 2010 - 2011. Görsel Kaynağı: Galeri NON

Figürasyonu (yani hem illüstratif hem de naratif [günümüz Türk sanatının kanayan yarası]) aşmanın iki yolu vardır der Gilles Deleuze: biri soyut biçime, diğeriyse Figüre doğru giden iki yol.Cezanne, figüre giden yola basit bir ad verir: duyumsama. Bacon ise duyumsamanın bir “düzen”den diğerine, bir “düzey”den diğerine, bir “alan”dan diğerine geçen şey olduğunu söyler.

Okumaya devam et

“Beni Bağrına Bas” Sergisinden İzlenimler

image_203421

Geçtiğimiz günlerde Patricia Piccinini’nin Arter’de gerçekleşen Beni Bağrına Bas adlı sergisini ikinci kez dolaşma fırsatını buldum. Üç kattan oluşmakta olan bu sergi belirli bir mantığa oturtulmuş. Bu katları sırayla gezerken aklınıza gelebilecek tüm ikiliklerin son kata doğru ‘eridiği’ izlemine kapılıyorsunuz. En sonunda ise bilimkurgu filmlerinden fırlama bu garip yaratıklar ailemizin bir parçası olup çıkıveriyor. Yani en azından sanatçısının fikri kendi söylemi de dâhil olmak üzere buna benzer. Zaten işlerden de anlaşılabileceği gibi, işler organik-inorganik, doğa-kültür, vb. tüm ikiliklerin bir şekilde birbirlerine yedirilmiş ya da başka bir deyişle melezlenmiş hali. Fakat sergide beni etkileyen ve kafamı kurcalayan iki önemli nokta var. Bunlardan birincisi; sergiyi gezerken yanlış anlaşılmış bir Donna Harraway metnini yeniden okuyormuş gibi hissetmem. (Cyborg Manifestosu veya Siborglardan Yoldaş Türlere: Teknobilimde Akrabalığı Yeniden Şekillendirmek  vb.) İkincisi ise sergiyi gezen insanların realizm merakı, daha ziyade heykellerle şaka yollu fotoğraf çektirme gereksinimleri.

Okumaya devam et